13 Şubat 2018 Salı

ŞANTUKLU İPLİK NEDİR

00:31:00 0

Şantuklu İpliğin Tanımı ve Özellikleri

Şantuklu iplikler; tek veya katlı olarak iplik üzerinde değişik aralıklarla rastgele veya belli bir örüntüye uygun olarak kalın kısımların oluşturulmasıyla elde edilen ipliklerdir. İplik üzerinde oluşturulan bu kalın bölgelere şantuk veya balık adı verilmektedir. Şantuklu kısımların kalınlıkları, uzunlukları ve yerleşim aralıkları değişmektedir.
Türkçe’de şantuk olarak kullanılan sözcüğün Çince’de, genellikle ağır gramajlı ve yüzeyinde düzensiz yükseltiler bulunan kumaşlara verilen ad olan “shantung” sözcüğünden geldiği anlaşılmaktadır.
İngilizce’de pamuk ipliğinde kalın yer anlamına gelen “slub” ve Almanca’da “flamme” sözcüğü Türkçe’de kullanılagelen “şantuk” anlamında kullanılmaktadır. Türkçe’de ise iplikte kalın yer anlamında “balık” sözcüğü kullanılmaktadır.
Şantuklu iplikler, Çizelge 2.1’de görüldüğü gibi kontrollü kesintili fantezi iplik sınıfına girmekte olup, hem eğrilmiş fantezi iplik üretilen sistemlerde hem de iplik bileşenli fantezi iplik üreten makinelerde üretilebilmektedir. Bu durumda şantuklu iplikleri kendi içinde iki sınıfa ayırmak mümkündür.
  1. Bunlardan birincisi, zemin şantuklu (ground slub) iplikler olup, iplik eğirme sistemlerinde tek kat iplik üretilirken çekimi değiştirmek yoluyla temel ipliğin parçası olarak şantuklu kısımların oluşturulması şeklinde elde edilmektedir.
  2. İkincisi ise, bileşik şantuklu (compound) iplikler olup, büküm veya eğirme makinelerinde değişik özelliklerde eğrilmiş iplik, filament, fitil, şerit vb. malzemelerin birleştirilmesi ve bunların içinde fitil veya şeridin şantuk oluşturacak şekilde kesik kesik beslenmesi sağlanarak bükülmesi yoluyla elde edilmektedir. Şekil 2.2’de zemin ve bileşik şantuklu ipliklere birer örnek verilmiştir.
Zemin şantuklu ipliklerde boyutsal özellikler değiştirilerek normal uzunlukta şantuklar, aşırı kısa şantuklar veya üst üste binen şantuklar oluşturmak mümkündür. Şantuk malzemesi zemin veya temel iplik ile aynı olmaktadır. Bileşik şantuklu ipliklerde şantuğun biçimsel özelliklerinin yanı sıra renkleri farklı ve konumları paralel şantuklar elde etmek de mümkündür. Zemin şantuklu iplikler yaygın olarak üzerinde değişiklikler yapılmış ring iplik eğirme makinesi ve açık-uç rotor eğirme makinesinde üretilmektedir. Şantuklar elektronik ve/veya mekanik olarak kontrol edilen çekim sistemlerinde çekim oranı değiştirilerek oluşturulmaktadır.
Şantuklu iplik kullanılarak üretilen kumaş yüzeyinde, şantuklu ipliğin desen örüntüsüne bağlı olarak değişen estetik görünüşler elde edilmektedir. Şekil 2.3’de şantuklu iplikle üretilmiş olan örme ve dokuma kumaşlar için birer örnek verilmiştir. Şantuk yapısı, iplik veya kumaşa özgünlük, estetik değer ve albeni kazandırmaktadır. Böylece şantuklu iplikler ve bunlardan üretilen kumaşlar yüksek katma değerli ve kâr oranı yüksek ürünler sınıfına girmektedirler. Son yıllarda özellikle denim endüstrisinde şantuklu iplik kullanımı gittikçe artmaktadır ve geleneksel ipliklere üstünlük sağlamış durumdadır. Bunun nedeni şantuk yapısının estetik görünümü ve ürüne kazandırdığı albeni ile tüketicinin satın alma kararını tetiklemesi olmaktadır.
Şantuklu ipliklerin kullanım alanı oldukça geniştir. Kullanılacağı yere göre şantuk yapısının ve desen örüntüsünün şekli değişmektedir. Örneğin; ince şantuk yapılı kumaşlar daha çok düz kumaşlarda, döşemelik ve giysilik kumaşlarda kullanılmaktadır. Kalın şantuk yapılı iplikler ise daha girintili çıkıntılı bir yüzey sağladıklarından tasarım amaçlı dokuma veya örme ürünlerde kullanılmaktadır. Genel olarak şantuklu ipliklerin kullanım alanları özellikle denim endüstrisi olmak üzere, giyim, örme giysiler, mobilya döşemesi, otomobil döşemesi, ev tekstili, perde, kilim vb. olarak sayılabilir. Şekil 2.4’te şantuklu iplik kullanılarak üretilmiş tekstil ürünlerine birkaç örnek sunulmuştur.

Bileşik şantuklu iplikler, zemin şantuklu ipliklere göre daha kaba ve kalın olmaktadır. Bu nedenle düşük gramajlı düz kumaşlarda kullanılırken çeşitli zorluklar ortaya çıkmaktadır. Örneğin, kaba şantuklar örme sırasında dar yerlerden geçememekte, dokuma kumaşta ise kalın şantuklar barındıran kumaşların yüzeyinde kullanım sırasında sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle düz ve ince gramajlı kumaşlara uygun şantuk yapısı ancak zemin şantuklu iplikler ile elde edilebilmektedir. Böylece sıradan ve tekdüze bir ipliğe veya kumaşa katma değer eklemek mümkün olmaktadır.
Bu yüzden son yıllarda zemin şantuklu ipliklerin kullanımı artış göstermekte ve üretim teknolojisinde yeni gelişmeler meydana gelmektedir. Bu gelişmelere örnek olarak; ring ve açık uç rotor eğirme makinelerinin üzerinde şantuklu iplik üretecek şekilde yeni değişikliklerin yapılması, otomasyon çalışmaları, şantuklu ipliklerin kalite kontrolü ve analizi için kullanılmak üzere cihaz ve yazılımların üretilmesi çalışmaları gösterilebilir.
Zemin şantuklu ipliklerde şantuklu kısımlar temel ipliğin parçası olduğundan, boyutsal özellikleri ve yerleşim düzeninde değişiklikler yapılarak kumaşta farklı görsel yapılar elde edilebilmektedir. Bu şekilde elde edilen şantuk yapılarına örnek çizimler Şekil 2.5’te sunulmuştur. Bileşik şantuklu ipliklerde ise boyutsal özelliklerin yanı sıra, birden çok bileşen söz konusu olduğundan renk, malzeme gibi farklı görsel yapı çeşitlendirme seçenekleri vardır.
Bileşik şantuklu iplik üretim sistemlerinde fitil veya şeridin kesikli olarak diğer bileşen ipliklerin arasına beslenmesi yöntemi, günümüzde ring iplik eğirme makinelerinde de uygulanabilmektedir. Büküm makinelerinde veya ring iplik eğirme makinelerinde yapılan bir değişiklik ile beslenmekte olan iki ipliğin arasına başka bir fitilden kesikli olarak (bir durup bir beslenerek) şantuklar beslemek suretiyle de şantuklu iplik üretmek mümkündür. Bu tür şantuklu ipliklere “injection” (ek beslemeli) şantuklu iplikler adı verilmektedir. Burada şantuk kalınlığını fitilin doğrusal yoğunluğu belirlemektedir.
Ring iplik eğirme makinelerinde, şantuklu iplik üretiminin yanı sıra uygun değişiklikler yapılarak; değişken numaralı (multi-count) iplikler, değişken bükümlü (multi-twist) iplikler, çoklu görsel yapılı (multi-effect) iplikler gibi çeşitli fantezi iplik türleri de üretilmektedir. Bu fantezi iplik yapılarının çizimleri Şekil 2.6’da verilmiştir.
İplikte bu görsel yapıların elde edilmesi için orta ve arka çekim silindirlerinin yanı sıra ön çekim silindirinin de bir başka motor tarafından pozitif olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu sayede ipliğin doğrusal yoğunluğu ile birlikte bükümü de değiştirilebilmektedir. Bu tür iplikler şantuklu iplik olmasalar da üretim prensiplerinin benzerliğinden dolayı zaman zaman aynı sınıfta yer almaktadırlar. Bu ipliklerin belli başlı yapısal özellikleri Çizelge 2.3’te topluca verilmiştir.

Çizelge 2.3. Şantuklu İplik Türlerinin Yapısal Özellikleri

İplik Türü Büküm
(T/m)
Büküm katsayısı
(ae) 
Doğrusal
yoğunluk 
Şantuk
uzunluğu 
Şantuklu İpliksabitdeğişkendeğişken… <2 m
Büküm Düzeltmeli
Şantuklu İplik
değişkensabitdeğişken… <2 m
Değişken Numaralıdeğişkensabitdeğişken… <2 m
Değişken Bükümlüdeğişkendeğişkensabitsınırsız
Çoklu Görsel Yapılı
İplik
değişkendeğişkendeğişkensınırsız

6 Şubat 2018 Salı

ASORTİ NEDİR

05:23:00 0

Konfeksiyon sanayinde genellikle bir giysi modelinden siparişe ve satış tahminlerine göre değişik renklerde ve farklı beden dağılımında üretim yapılır.
Üretim başlamadan önce belirlenen bu renk ve beden dağılımına o modelin asortisi adı verilir. Bazen sadece renk asortisi (tek beden üretiminde) yada sadece beden asortisi (tek renk üretiminde) olabilir.
Renk asortisinde modaya bağlı olarak çok satılacağı düşünülen renklerden fazla üretim yapılırken, az satılacağı düşünülen renklerden daha az üretim yapılır.

Beden asortisinde ise siparişteki sayısal çoğunluk genellikle orta bedenlerde toplanır. En küçük ve en büyük bedenlerden sipariş daha az olur. Çünkü orta bedenlerde bulunan potansiyel alıcı miktarı büyük ve küçük bedenlerdeki alıcı miktarından daha çoktur.

Siparişte maliyet hesabı yapılırken renk ve beden asortisi de göz önünde bulundurulur. Renk asortisinde, koyu ve özel renklerden yapılacak üretim miktarı fazla ise orta renklere göre maliyet hesabı yapılmamalıdır. Çünkü koyu ve özel renklerde fire oranı yüksektir. Beden asortisine göre maliyet hesabı yapılırken ise orta bedenler göz önünde bulundurulmalıdır.

Kesimdeki asortiden başka kolilemede de asorti vardır. Asortili üretimde ürünler müşterinin bildirdiği renk ve beden asortisine göre kolilenir. Müşteri, asorti raporu ile bir kolinin içinde hangi renk ve bedenden kaçar adet olacağını bildirir. Fakat sipariş alım aşamasında müşteri ile anlaşma yapılmış ise belirtilen asortide değişiklikler yapılarak o an için üretimden çıkmamış bir rengin veya bedenin yerine elde bulunan renkler veya bedenler kolilenebilir.

23 Ocak 2018 Salı

EŞARP KUMAŞ ÇEŞİTLERİ

22:59:00 0

Sura İpek Eşarp :  Yüzde yüz saf ipekten yapılmış, parlak ve yumuşak kumaştan üretilen ve daha canlı desenlerden oluşan eşarp türüdür.

Twill İpek Eşarp : %100 saf ipek, daha az kayma yapan ve sura kumaşa göre daha kalın işlenmiş eşarp çeşididir.

Twill Eşarp : 
Kalın kumaştan üretilen ve kayma yapmayan eşarp türüdür.

Saten Eşarp : 
Parlak ve kaygan bir kumaştan üretilen ve bone kullanılmadığı takdirde kayma yapan eşarp modelidir.

Jakarlı Eşarp : Kumaş yüzeyinde dokuma sırasında oluşturulan desenler mevcuttur, kayma yapmayan, hanımlar arasında kendinden desenli olarak bilinen eşarp türüdür.

Rayon Eşarp : İpeksi yumuşak kumaştan elde edilen, kayma yapmayan ve polyesterden üretilmesine rağmen ipek gibi yumuşak olan eşarp türüdür.

29 Aralık 2017 Cuma

DERİ ÜRETİM AŞAMALARI

23:11:00 0

Dericilik, derinin fiziksel ve kimyasal olarak birtakım işlemlere tabi tutulup, kullanılabilecek yani giyilebilecek hale getirilmesi sürecindeki işlemler bütünüdür.
Dericilik; insanlık tarihi ile beraber gelişmeye başlamış çok eski bir sanat dalıdır. İlk başlarda estetik anlayış güdülmese de; en önemli amaç soğuktan korunmak olsa da, ilerleyen dönemlerde dericilik ve deri işlemeciliği bir zanaat olarak kabul edilmiştir. Tarihin ilk çağlarından beri insanlar dericilikle uğraşmış, onu işleyip, özelliklerini geliştirerek ve şekillendirerek; ayakkabı, terlik, elbise, çadır, kılıf, yelken vs. gibi türlü eşyalar yapmışlardır. Başlarda insanlar soğuktan korunmak için hayvanlardan elde edilen kaba postları giyim eşyası olarak kullanmışlardır. Zamanla bu postlar daha kullanışlı hale getirilmiş, ihtiyaca göre tasarlanmıştır. İlerleyen çağlarda da deri pek çok alanda kullanılmaya devam etmiştir: deri üstüne işlemeler yaparak süs eşyası olarak kullanılmış, deriden sandıklar, hayvanlar için semerler ve ilk kağıt örnekleri olan parşömenler yapılmıştır.

Derinin Kimyasal Yapısı Nasıldır, Deri Nelerden Oluşur

Deri kimyasal olarak; % 55 karbon, % 6-8 hidrojen, % 19-25 oksijen, % 14-20 azot, % 0,5-1,5 kükürt, fosfor, demir, iyot ve klordan meydana gelir. Derinin biyolojik yapısı: % 65 su, % 32.5 protein, % 2 yağ, % 0,5 mineral tuzlardan ve % 0,5 diğer unsurlardan meydana gelir.

Kesilen hayvanın sırtından yüzülmüş ham derinin, mamul deri eldesi için işleme alınmasına kadar geçen süre içerisinde mikroorganizma faaliyetleri sonucu bozulmasını önlemek amacıyla bünyesindeki suyun çeşitli yöntemlerle uzaklaştırılması ve mikroorganizma faaliyetlerini durdurmak için çeşitli işlemler uygulanması gerekir. Derinin üretim aşamasında bozunmayı önlemek için yapılan işlemler: kurutma yoluyla salamura, asarak veya gererek yavaş yavaş yapılır. Bu işlemlerden sonra, deri; bünyesindeki suyun % 55-65'ini kaybeder.

Derinin yapısı üç tabakadan meydana gelir. Üst deri, derinin %1 kalınlığını teşkil eder (Epidermis). Alt deri, derinin %14 kalınlığındadır. Yüzme kalıntılarını da üzerinde taşıdığından (yağ ve et) kireşlik işlemi esnasında giderilir (Koryum). Orta deri, derinin % 85'ini teşkil eden ve değerlendirilen kısımdır (Sübkitus). Ham derilerin saklanacağı ambarlar serin, havadar, güneş görmeyecek şekilde olmalı, haşerelerin üremesine engel olunmalıdır. Deriler yüksek olmayan istifler halinde aralıklı olarak depo edilir.

Giysilik Derinin Üretim Aşamaları

KONSERVASYON: Deri hayvandan yüzüldükten sonra bakteri faaliyetine son derece açık bir hale gelir ve hızla bozulmaya başlar. Bunu önlemek için çeşitli metotlar ile deri koruma altına alınır. En çok uygulanan metot ise derinin tuzlanmasıdır. Tuzlama işlemiyle derinin su seviyesi düşürülür ve bakteri faaliyeti önlenir.

ISLATMA-YUMUŞATMA: Islatma işlemiyle derinin doğal şişkin yapısı yeniden kazandırılır ve derideki kirli maddeler, çözünebilir proteinler ve konservasyon işlemi için kullanılan maddeler deriden uzaklaştırılır.

KIL GİDERME - KİREÇLİK: Deri üzerindeki kıllar ve epidermis tabakası uzaklaştırılır, derideki doğal yağların sabunlaşması sağlanır ve tabaklama maddelerinin bağlanarak sağlam bir yapı oluşturmasını sağlayacak aktif gruplar serbest hale getirilir.

ETLEME ( KAVALETO ): Kireçlik işlemiyle şişmeye maruz kalan derinin, deri üretiminde öneme sahip olmayan yağlı tabakası olan hipodermis mekanik olarak deriden uzaklaştırılır.

KİREÇ GİDERME: Kireçlik işlemiyle deriye kimyasal veya mekanik olarak bağlı olan kirecin giderilmesi işlemidir.

SAMA: Spesifik enzimlerin kullanımıyla deri üretiminde işe yaramayan tipteki proteinlerin çözünmesi sağlanır.

PİKLE: Krom tabaklama maddelerinin deri kesitine kadar inerek tabaklama işlemini gerçekleştirebilmesi için derinin asitlendirilmesi işlemidir.

TABAKLAMA: Daha önceki işlemlerde mümkün olduğunca saflaştırılan derinin ana maddesi olan kollagenin bozunmadan ve kokuşmadan kullanılabilecek sağlam bir yapıya dönüştürülmesidir.

ASORT: Tabaklanmış derilerin cilt durumu v.b gibi kalite özelliklerine göre sınıflara ayrılması işlemidir.

SIKMA: Deride varolan fazla suyun mekanik olarak giderilmesi işlemidir.

YARMA: İstenilenden çok kalın olan derinin asıl deri üretiminde kullanılacak cilt kısmının elde edilmesi için kesitinden yarıldığı işlemdir. Böylece deri istenilen traş kalınlığına yaklaştırılmış olur. Ayrıca elde edilen yarma deriler çeşitli şekillerde değerlendirilirler.

TRAŞ: Deriler mekanik olarak istenilen bitiş kalınlığına ayarlanırlar.

NÖTRALİZASYON: İleriki işlemlerde kullanılacak boya, dolgu ve yağlama maddelerinin deriye iyi işleyebilmesi için derinin asitliğinin azaltılması işlemidir.

RETENAJ: Derinin istenilen dolgunluk, sıkılık, mukavemet gibi özelliklere sahip olması için çeşitli sentetik ve/veya bitkisel maddeler ile işlem görmesidir. Böylece tabaklama işlemi geliştirilmiş olur.

BOYAMA: Derinin çeşitli tipteki boyama maddeleriyle renklendirilmesi işlemidir.

YAĞLAMA: Derinin istenilen yumuşaklık ve tutum gibi özelliklere sahip olarak kullanılabilir forma dönüşmesi için çeşitli özellikteki yağlama maddeleriyle muamele edilmesi işlemidir.

AÇKI SIKMA: Derinin mekanik olarak suyunun giderildiği ve açıldığı işlemdir.

KURUTMA: Çeşitli yöntemler ile derinin nem seviyesinin düşürülerek kuru hale getirildiği işlemlerdir.

FİNİSAJ: Mamül deride istenilen özelliklerinin sağlandığı işlemleri kapsayan geniş bir aşamadır. Deriye son hali finisaj işlemleriyle verilir.

17 Aralık 2017 Pazar

BLUJEAN VE DENIM

22:23:00 0

Blucin, 2/1, 1/2, 3/1 dimi, kırık dimi ve bezayağı örgülerde sağlam ipliklerle dokunan ve genellikle mavi, lacivert renkte çeşitli pamuklu kumaşlardır. Bu kumaşların asıl özelliği çözgüsünün indigo boyarmaddeleri ile mavi renge çözgü halinde boyanması, atkısının beyaz olması, dokuma sonrası yıkama ve aşındırma işlemleri ile mavi rengin açılarak kumaşa özel bir görünüm efekti kazandırılmasıdır. Bu kumaşlar pantolonluk, eteklik, gömleklik, montluk veya deri eşyalarda astarlık olarak kullanılır.

Denim ise, blucin olarak bilinen mavi renkli pamuklu kumaşları da içeren basit yapılı gramajlı pamuklu kumaşlara verilen genel addır. Bu grup kumaşların maviden başka renkte üretilenler “Kot” adıyla da bilinmekte olup teknik özellikleri blucin kumaşlarınki gibidir.

Blucin kumaşların yapısı genellikle yarda karede ons olarak belirtilen gramajı ile tanımlanır. Uygun iplik numaraları pantolonluk gramajlı tipler için 6-8 veya 12/2 Ne, ince tipler için çözgüde 20/2 - 40/2 veya 20/1 Ne, atkıda 12/1 - 16/1 Ne’dir. Gramaj 10-18 ons/yd (339-610 g/m²) arasında değişmektedir.

Örnek: Çözgü 40/2 Ne, cm’de 48 sıklıkta, atkı 12/1 Ne, cm’de 20 sıklıkta, ağırlık 265 g/m².

Tablo: Standart bazı blucin konstrüksiyonları (Sulzer Ruti, 1987)
Örgü,İplik Numarası (Ne),Sıklık,Gramaj,
Çözgü,AtkıÇözgü/cmAtkı/cmons/yd²g/m²
3/1 dimi,7 OE5.5 OE2515.515.6529
3/1 dimi,6.65 OE5.75 OE261514.5492
3/1 dimi,7 OE9 OE251612.8434
Bezayağı,9 OE12 OE24.8158.8298
2/1 dimi,16 Ring12 OE23.3166.2210
Bezayağı,16 Ring16 Ring23194.4149